Genetik yatkınlık ve meslek niçin oluyor, her 3 kişiden birinde görülüyor

[ad_1]

Varisin toplumda her 3 kişiden birinde yaygın olarak görüldüğünü belirten Prof. Dr. Cengiz Köksal, “Varisin en mühim sebepleri içinde genetik yatkınlık, kilo ve çabalama koşullarını sayabiliriz. Ayakta hareketsiz kalanlar yada masa başı ayağını sarkıtarak çalışanlar çoğu zaman risk altındadır. Meslek grupları söz mevzusu olduğunda ise cerrahlar, garsonlar, öğretmenler ve kuaförler sayılabilir. Hastalarının başlıca şikâyetleri, günün sonunda ayaklarda şişme ve şişmeye bağlı ağrı olarak gözlemlenir. Kimi zaman kişinin yaşam konforunu bozabilecek aşama olan bu şikayetler tedavi edilmeyen varislerde acil bir esenlik problemi olarak kendini gösterir. Özellikle uzun süre hareketsiz kalınan günün sonunda, toplardamarlara pıhtı oturarak acil tedavi gerektiren bir durum da oluşabilir” dedi.

VARİS SICAK HAVAYI SEVMEZ, FAKAT TEDAVİ İÇİN MEVSİM SEÇMEYE LÜZUM YOK

Prof. Dr. Cengiz Köksal, bilhassa sıcak dönemlerde bolca su tüketiminin ve uygun saatlerde yapılacak yürüyüşün, şikayetlerin artmaması adına mühim bulunduğunu altını çizdi ve şunları söylemiş oldu: “Sıcak hava vücutta toplardamarlarda genişleme yapar. Artan ısıya karşı vücudun bir müdafa sistemi olan toplardamarlarda genişleme, sıcak havalarda varis hastalarının şikâyetlerinin artmasına niçin olur. Özellikle ayak bileklerinde şişme, zonklama seçimi ağrı ve kaşıntı şikayetleri de artış gösterir. Bu benzer halde dönemlerde çoğunlukla doktorların önerisi, fazla ayakta durmamak ve mümkünse varis çorabı giymektir yalnız bu önerilerin yazları pek gerçekçi olmadığı kati. Tatilde fazla ayakta kalmamak ve sıcakta varis çorabı giymek bir oldukça zaman mümkün olması imkansız. Bu nedenle yazları varis hastaları için gerçekçi önerilerimiz, bolca su içmek ve gün içinde aşırı sıcakta kalmamak, bilhassa sıcaklığın en fazla olduğu saatlerde özetlemek gerekirse 11.00-15.00 arası serin bir yerde durmaktır. Diğer mühim yapılması ihtiyaç duyulan ise asla hareketsiz kalmamak ve bolca bolca yürümek, yüzmektir. Yürüyerek hem varis şikâyetlerinin artmasına engel olabilir hem de aşırı kilolarınızdan kurtulursunuz, zira şişman olmak varis hastalığının en mühim risk faktörleri arasındadır. Güneş yanıkları varis hastaları için ciddi esenlik problemi oluşturabilir, güneşlenmek için kesinlikle uygun bir güneş koruyucu kremin kullanılması gerekir.”

BESLENME GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Kan dolaşımı ve beslenme ilişkisinin varis açısından da mühim bulunduğunu belirten Prof. Dr. Köksal, “Yaz aylarında serinletici tesiri sebebiyle tercih edilen dondurmanın yerine meyve koymak oldukça önemlidir. Kavun, karpuz, çilek benzer halde meyveler c vitamini, yararlı mineraller ve bolca su ihtiva eder. Meyve yiyerek hem vücudun gereksinim duyan suyu alır, hem de içeriğindeki vitamin ve mineraller yardımıyla kan dolaşımı desteklenmesiyle varis şikâyetlerinde azalma görülebilir” ifadesini kullandı.

TEKNOLOJİ SAYESİNDE KORKUYA YER YOK!

Prof. Dr. Cengiz Köksal hastalarından mevzuyla ilgili çoğunlukla ‘Varis yazın tedavi edilir mi?’, ‘Sonbaharı beklemek daha iyi olmaz mı?’ benzer halde sorular aldığını belirterek sözlerini şu şekilde noktaladı: “Esasında hastalarımızın korkusu, müdahale sonrası yaşanabilecek problemler ve varis çorabı giymektir. 21. yüzyılda hızla gelişen teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda bu korkuların yersiz bulunduğunu belirtmek isterim. Endovenöz dediğimiz ve ameliyatsız tedavi şekilleri ile varis tedavisi hem oldukça kısa sürede hem de hastaların aynı gün taburcu olarak günlük yaşamlarına devam edeceği konforda mümkün olabiliyor.”



[ad_2]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.