Tansiyon kimi zaman inatçı olabilir! Yüksek gerilim iyi mi düşer?

[ad_1]

 

Uygun yaşam seçimi değişikliklerine, yüksek doz hipertansiyon ilaçlarının tertipli kullanılmasına karşın kan basıncının 140/90 mmHg’nın altına düşürülememesidir. Dirençli hipertansiyonun sıklığı bilinmiyor. Çeşitli çalışmalardan elde edilmiş veriler göz önüne alındığında yüzde 20-35 civarında olduğu tahmin ediliyor. Bir hastada hakikaten dirençli gerilim olup olmadığının araştırılması oldukça mühim. Çünkü gerilim tipleri içinde en yüksek inme ve yan etki oranına haiz olan gerilim çeşididir.

 

Pek oldukça tanımlanmış sebebi var:

Bazı ilaçlar: Ağrı kesiciler (steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar), zayıflama ilaçları, uyarıcılar (metilfenidat, amfetamin, modafinil vb), doğum denetim hapları, kalsinörin inhibitörleri, steroidler (kortizon), eritropoietin.

Alkol.

Bitkisel ürünler(efedra, ma huang, ginglo, meyan kökü vb.)

Bazı hastalıklar(kronik böbrek hastalıkları, Cushing sendromu, hipertiroidi benzer halde).

Öncelikle dirençli hipertansiyona niçin olabilecek ilaçlar var ise belirlenip mümkünse kesilmeli. Altta yatan başka bir hastalık var ise bulunmalı ve tedavi edilmeli.

Az tuzlu rejim, tertipli egzersiz, fazla kiloların verilmesi, alkol alımının sınırlandırılması ve sigaranın bırakılması benzer halde yaşam biçimi değişikliklerine uyulmalı.

Tansiyon ilaç sayısı uygun şekilde artırılmalı.

Tüm tedavi olanaklarına karşın, hastaların yalnız yüzde 53’ünde gerilim hedef tansiyon olan 130/80 mm Hg’ye iner.

Gece uykuda tansiyonu yüksek seyreden (nondipper) hastalarda, gerilim ilaçlarından birinin gece verilmesi uygun olabilir.

Dirençli hipertansiyon hastalarının ileri merkezlerde, mevzunun uzmanları tarafınca takip edeni ve tedavisi yapılmalı.
 

Düşük gerilim nedir?

Düşük gerilim (hipotansiyon), tansiyonun 110 mmHg’dan aşağı seviyelerde olmasıdır. Tansiyon düşüklüğü daha oldukça 25-30’lu yaşlarda görülür. Bu nedenle ‘genç hastalığı’ olarak da bilinir. Kadınlarda daha sıktır. Düşük tansiyona yaşlılarda da rastlanabilir. Bu durum çoğu zaman yiyeceklerden sonrasında meydana gelir. Kan, yiyecek yenildikten sonrasında sindirim organlarına daha yoğunlukla gider. Bu da dirimsel organ olan beyne azca kan gitmesine niçin olur. Bazen bu kişilerde yiyecek sonrası uyku hali, bitkinlik, baygınlık hissi, çarpıntı benzer halde yakınmalar ortaya çıkabilir. Gebelikte bir oldukça hanımda hipotansiyon görülebilir. m

Düşük gerilim tipleri nedir?

Ayaktayken düşük tansiyon.
Yemek yedikten sonrasında ortaya çıkan düşük gerilim.
Hatalı beyin sinyalleri kaynaklı düşük gerilim.
Sinir sistemi hasarına bağlı düşük gerilim.
Düşük gerilim ne zaman tehlikelidir?

Ani gelişen hipotansiyonlar oldukça ciddi sorunlara işaret edebilir. Ani kanamalar, kalp krizi, büyük sıvı kayıpları, yanıklar, şiddetli enfeksiyonlar benzer halde. Bu durumda hasta derhal hastaneye yetiştirilmeli. Çünkü bu durum hastanın yaşamını kaybetmesi ile sonlanabilir.

Diğer hipotansiyon tiplerinde doktorun tavsiyesine nazaran, su alımının artırılması, ani ayağa kalkmama, yiyecek sonrası aktivitelerinin kısıtlanması benzer halde önlemler kafi olabilir. Hipotansiyonu olduğu malum hastalarda gerilim düşünce düz yere yatarak ayağının havaya kaldırılması, su alımının artırılması benzer halde önlemler geçici olarak problemi çözer. Bazen de ilaç tedavisi gerekebilir.
 
Yüksek gerilim çoğunlukla emare vermez. Bu nedenle birçok hasta, yüksek gerilim hastası bulunduğunu bilmeden yaşamını sürdürür. Bazen aşağıdaki emarelere niçin olabilir:

Günün herhangi bir saatinde ensede, başın üstünde şapka varmış benzer halde hissedilen ağrı,
Nefes darlığı,
Çarpıntı,
Baş dönmesi, dengesizlik,
Mide bulantısı
Sık idrara çıkma,
Ayakların şişmesi,
Kulaklarda uğultu, çınlama,
Görmede bozukluk,
Göğüste baskı hissi,
Vücudun yarısında uyuşma hissi, güç kaybı.

Dikkat! Her baş ağrısı yüksek tansiyonun işareti olmayabilir. Baş ağrısının öteki sebeplerini hipertansiyondan ayırmanın en kolay yolu, baş ağrısı esnasında gerilim ölçülmesidir. Eğer gerilim yüksekse ve düşmesiyle baş ağrısı geçerse ağrı yüksek tansiyondan kaynaklanıyor anlama gelir.

Büyük tansiyonun 140 mmHg ve üstünde, küçük tansiyonun 90 mmHg’nin altında olmasıdır. Yaşlılarda daha sık görülür. Kalp damar hastalığı riski yüksektir ve kesinlikle tedavi gerektirir.

Damar sertliği, aort yetersizliği, hipertiroidi (tiroid bezinin aşırı emek vermesi), hipotiroidi (tiroid bezinin azca emek vermesi) benzer halde sebepleri olabilir. Çocuklarda ve gençlerde nadiren rastlanır.

Büyük tansiyonla küçük gerilim arasındaki fark ne kadar açılmışsa, kişinin kalp-damar hastalığı riski o oranda artar. Özellikle yaşlı hastalar yüksek risk taşıyan gruptadır.



[ad_2]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.