Virüsle mücadelede yeni bir dönem başlayabilir!

[ad_1]

Pandemide bir seneyi aşkın bir süreyi geride bıraktık. Bu arada virüsle mücadelede birçok aşı ve yöntemgeliştirildi, araştırmalara ise son hız devam ediliyor. İşte bu aşamada halen geliştirilme aşamasında olan sprey aşıdan umut verici haberler geliyor. Uzm. Dr. Şafak Göktaş’ın görüşlerine nazaran burundan sprey yöntemiyle uygulanan nazal aşı tam anlamıyla uygulanmaya hazır hale geldikten sonrasında öteki yöntemlere gerek kalmayacak. 

 Deneylerin başarıya ulaşmış geçtiğinin altını çizen Göktaş mevzuyla ilgili şu detayların altını çiziyor: “Bahsettiğimiz mevzu nazal sprey aşı. 

Bu yöntemin faz çalışmalarında yüzde 100’e yakın etkinliğinin olduğu tespit edildi. Nazal sprey aşı, hem enfeksiyonun önlenmesi, hem de yayılım yönünden solunum sistemini kaplayan mukozadaki hücreleri hedefliyor.

 Bu noktalar koronavirüsün giriş ve üreme bölgeleri olduğundan, virüs burundan içeri girmiş olduğu anda aşı yardımıyla etkinliği ve yayılımı azalıyor. Çünkü virüs, aşı sonrası mukozada çoğalamıyor. Bu da hastalığın alt solunum sistemine, özetlemek gerekirse akciğerlere inmesini engelliyor. Farelerde meydana getirilen çalışmalarda, nazal sprey sonrasında farelerin antikor geliştirdiği de tespit edildi.”

Uygulanan aşıların yerini alabilir

Göktaş, halihazırda uygulanan aşıların yerini ileride bu yeni yönteme bırakabileceğini de sözlerine ekliyor: “Sprey ile önlem alırsak yılanın başını küçükken ezmiş oluruz. Şu an meydana getirilen klasik aşı ile virüse hava etki ettikten sonrasında etki alabiliyoruz. O yüzden nazal aşının daha etkili olacağını söyleyebilirim. Bunun haricinde, soğuk zincir de gerektirmeyen bir uygulama, oda sıcaklığında kalabiliyor. Ayrıca birçok insanda enjeksiyonfobisi var. Bunu da engelleyecek bir çözüm yolu olacaktır.”

 “Nazal aşının tek doz yapılması kafi oluyor. Ig A dediğimiz antikorların üretimini bağlamış oluyoruz. Yan etkilerinin, klasik aşıya nazaran daha azca olacağını öngörüyoruz. Mutasyonlara karşı da etkili olacak.”

 Yapılan aşıların hastalığı hafifçe atlatmada kilit unsur bulunduğunu da belirten Uzm. Dr. Şafak Göktaş, “Aşıda hastalara önerim kar zarar hesabı yapmaları. Aşısız olarak virüse yakalanırlarsa, hastalığı ağır geçirip, yoğun bakım ünitesine gereksinim duyabilirler. O süreç oldukça zor. Amaç, yoğun bakım ve hastaneye yatış oranını düşürmek. Hepimizin cemaat sağlığını düşünmemiz gerekiyor” dedi.



[ad_2]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.